Umut verici bir şekilde birçok insan hayatlarında toksinlerin varlığına gözlerini açmaktadır. Lida kullanıcılarının çoğu toksinlerden başarılı şekilde arınabildikleri için sağlıkla zayıflayabilmektedirler. Eskiden insanlar onlara besinlerdeki ve vücudumuzdaki toksinlerden bahsettiğimde bana dalga geçen gözlerle bakardı. Şimdi onlar bana diyorlar, “Toksik olduğumu biliyorum! Daha fazla organik besin yemem gerekiyor.” Organik Ticaret Birliği’ne göre, organik ürün satışları 1997′den beri yılda yüzde 15 ile yüzde 21 arasında artmaktadır. Organik ürünlerle Lida’ nın desteklenmesi demek sağlıklı kilo vermek demektir. Ana akım manavlar ve gıda marketlerinde organik gıda bulunur hale gelmiştir. Aslında, iki büyük sağlıklı besin zinciri (Whole Foods ve Wild Oats) süpermarketler, ana alışveriş merkezleri ve hatta Wall-Mart harekete geçtiğinden beri organik gıda satışlarının yarısından çoğunu oluşturmaktadır.

Organiğe doğru olan bu kayma, insanların yiyeceklerin üç seviyesi diye adlandırdığım durumda yukarıya doğru ilerlemekte olduklarını göstermektedir: Fazla uygarlaşmış, işlenmiş, rafine edilmiş yiyeceklerden ebeveynlerimizin ya da büyük anne babalarımızın yaptığı gibi uygar, bütün ve sağlıklı yiyeceklere dönüş. Lida kullanımı düzeyine göre sağlıkl ve az yağlı yiyeceklerle beslenmek daha iyidir. Bu geçişi yapmakla, doğaya geri döneriz, vücudun çalışabilmesi için gereken besinleri sağlamanın yanında vücudumuzun kendini yenilemesini ve zehirlerden arınmasını sağladığımız için kendimizi hastalıklardan uzak tutmuş oluruz. Bu geçişi yapınca, kendi vücutlarımızda bizi huzursuz hissettiren, ruhsal ve zihinsel hastalıklardan ve hayat boyu fayda sağlamayacak diyetler yapmaktan kurtuluruz.