Bugünkü tıp biliminin sınırlı gücüne, yüzyıllardır görülen gerçeklere göre, yaşlanma kesin olarak önlenemez. Ancak şu iki amaca ulaşabilmek mümkün:

1    Damar sertliğinin tabiî oluşum temposunu geciktirerek normal ömrü uzatmak,
2    Felçler gibi başkasının yardımına muhtaç edecek sakatlıklardan korunmak.

Bu amaca ulaşabilmek için Lidanın beslenmesi ile birlikte yaşantısının da bazı ilkelere göre düzenlemesi gerekmektedir. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz.

İnsan çocukluk yaşlarında ne kadar hareketli ise ileri yaşlarda da o kadar hareketsizdir. Bu yaşlarda zirvesine ulaşan refah ve özel arabalı yaşama, hareketsizliği mutlak bir düzeye ve tembellik derecesine ulaştırmıştır.

Hareketsizlik, daha orta yaşlarda başlar. Lida ile bunu engelleyerek hareketlilik sağlayabilir ve spor ile egzersiz ile zayıflayabilirsiniz. Yeni bir iş arayan kişi işin hareketsiz ve vücut bakımından yorucu olmayanını tercih eder. Yeni bir işe girene ilk sorumuz, “NASIL RAHAT MISIN?” şeklindedir. O da işinden memnun ise, “ÇOK RAHATIM, AKŞAMA KADAR OTURUYORUM” der. Gerçekte vücut hareketi her yaş ve çağda gereklidir. İleri yaşlarda bile, yaşına uygun, spor hareketleri yapılmalıdır. Vücut hareketleri yeterli bir vücutta, kemikler kirecini kaybetmez, mafsalları kireçlenmez, damar sertliği erkence oluşmaz. Kalbin koroner damarları hem erkence sertleşmez ve hem de çapı daralmayarak kişinin merdiven çıkmak, uzun ve hızlı yol yürümek gibi oldukça ağır beden hareketlerine imkân verecek gücünü muhafaza eder. Kaslarında erime olmaz. Kemikleri çarpılmaz. Gerçekte gördüklerimiz ise tam tersidir. Kişi sporcu, hattâ profesyonel bile olsa, sporu bıraktıktan sonra yer, içer, spora da tamamıyla veda eder. Vücudu deforme olur. Yaptığı sporun yararını tam görecek çağda zararını görür. Bugün ameliyatlı hastalarımıza bile ikinci günden itibaren mümkün olan hareketleri yaptırıyoruz. Hattâ kalp krizi geçiren hastalarımız bile hareketlere daha erkence başlatıyor ve sonra da artırıcı beden eğitimi yaptırarak kalbinin daha ağırlarına alışabilmesini sağlıyoruz. Yani bir çeşit kalp sporu yaptırıyoruz.

Beden hareketleri çeşitli şekilde yapılır. En basiti yürümek ve yüzmektir. İkisi de birçok kasları çalıştıran tam sportif hareketlerdir. Yalnız yürümek, şöyle eğlenceye gider gibi değil, az çok sıkı, tabir caiz ise, cebrî olmalıdır. En az bir saat bu şekilde yürünürse tahminen 7 kilometre yol alınır. Buna ek olarak da her sabah kol, bacak, karın ve bel kemiği kaslarını çalıştıran vücut hareketleri yapılmalıdır. Bunlara süre bakımından daha azdan başlanmalı, vücudun dayanıklılığı fazlalaştıkça artırılmalıdır. Önemli bir nokta da beden hareketlerine ya hiç ara verilmemesi, ya da, zaruret halinde kısa tutulmasıdır. Uzun süre ara verildiği taktirde yeni bir beden hareketine başlamak zor ve zahmetlidir. Hiç ara verilmez ise, tempo artırılmasına rağmen, daha az yorucu olur.

Hareketler sinirler, kaslar, kemikler ve mafsallar ile yapılır. O halde yararı da evvelâ bunlar üzerinde görülür. Beden hareketleri yapılmaz ise, olumsuz ve zararlı etkileri de yine evvelâ bu organlarda görülür ve zaten hareketsizlik sonucu Lida’ nın da etkisi azalacaktır. Kaslar pörsük gevşer, sonra da erirler. Eklemler kireçlenir ve yürüyüş dahil bütün hareketler ağrılı ve zahmetli olur. Kemikler kirecini kaybederek vücudun ağırlığına dayanamaz hale gelir. Özellikle bacaklar çarpılır. Bel kemiği kalınlaşır. Boy kısalır. Bütün vücutta romatizmaya benzer ağrılar oluşur. Bunlar özellikle bütün yaşantıları ev içinde geçen şişman, hareketsiz Lida ev hanımlarında daha sık görülür.

Vücut hareketi yapmanın bir de dolaylı yararlı etkisi vardır. Siyah kanın kalbe dönüşü ve beyaz kanın dolaşımı daha kolay ve çabuk olur. Bu suretle genel dolaşım daha düzenlidir. Hücre teneffüsü, kalp, beyin ve böbrekler ve karaciğerimiz görevlerini daha iyi yaparlar. Vücudumuzda her an işlenen sayısız metabolizma olayları tam ve mükemmel olarak sonuçlanır. Bu olayları hızlandırmak, stok yağların eritilmesine vesile olur. Bunu en mükemmel şekilde Lida ile sağlayabilirsiniz. Kalp damarlarının ağır ve yorucu vücut hareketlerine karşı olan dayanma sınırı genişler. Küçük bir beden hareketinden sonra gelebilen kalp krizleri önlenmiş olur. Kişinin şişmanlamasını önler. Kan kolesterol ve lipit düzeyini yükseltmez. Keza mide, barsak görevlerini de düzene koyar. Sindirim, iştiha düzelir, kabızlık önlenir. “Beden hareketlerine hangi yaşta başlamalı?” şeklinde bir soru bahse konu değildir. Çünkü aslında beden hareketleri doğumdan ölüme kadar her yaşta yapılmalıdır.