Yağlar ve Kalp Hastalıkları:
Son yıllarda gerek koruyucu alanda alınan yerinde tedbirler ve gerekse başta antibiyotikler olmak üzere etkili birçok ilâçların tedavi alanında hizmete girmelerinden sonra Sıtma, Verem, Zatürrie gibi bir çok hastalıklardan ölüm oranlarının bütün dünyada azalmasına karşılık, kalp krizlerinin ve bunlardan ölümlerin gittikçe artması bütün dikkatleri üzerinde toplamıştır. Diğer dikkati çeken bir nokta da kalp krizlerinden ölüm oranının gelişmemiş ülkelerde yok denecek kadar az, gelişmiş, refahın doruğuna ulaşmış ülkelerde, refah düzeyinin artışı ile orantılı olarak, çok fazla görülmesidir. Meselâ İngiltere’de refahın bu derece yükselmediği 1921 de kalp krizlerinden ölüm 473 iken, refahın çok daha arttığı 1956′da 50.000′i bulmuştur. İkinci Dünya Savaşı sırasında Finlandiya, Almanya, İngiltere’de yapılan incelemelerin sonuçları daha ilginçtir. Savaş yıllarında, denizlerdeki ablukalar nedeni ile, dışarıdan yeteri kadar besin alamayan bu ülkeler halkı yetersiz beslendikleri için kan kolesterol seviyelerinde bir düşme, kalp krizlerinden ölümlerde önemli ölçüde azalmalar görülmüştür. Barıştan sonra dışarıdan bol miktarda besin gelip te halkın beslenme seviyesi artar artmaz kan kolesterol düzeyleri yükseldiği gibi, kalp krizlerinden ölüm oranı da birdenbire fazlalaşmıştır.

Halk beslenmesinde özellikle yağlar dikkatleri üzerinde toplamıştır. Günlük kalorisinin %40′ını tereyağdan alarak beslenen Avrupalılar ile çok az veya hiç yağ yemiyen Afrika halkı arasında karşılıklı incelemeler yapılmış ilginç sonuçlar alınmıştır. Meselâ yeni doğan Avrupalı çocuk ile Afrikalı çocuklarda kan kolesterol düzeyi aynı bulunmuştur. Fakat bu çocuklar 20 yaşına gelince Avrupalı çocuklarda kan kolesterol miktarı yükselmiş, Afrikalı çocuklarda ise düşük kalmıştır. Buna paralel olarak da Avrupalı halkta kalp krizlerinden ölümler çok fazla, yerli Afrikalı halkta ise çok az bulunmuştur. Bu azlık ve çokluğun Avrupalı ve Afrikalı ırklara mahsus bir özellikten ileri gelmediği de tesbit edilmiştir. Çünkü az yağ ile beslenen Avrupalılarda da bu ölümler az görüldüğü gibi çok yağ yiyen Afrikalılarda da ölüm oranının arttığı görülmüştür. Keza çok az yağ yiyen ve pirinç ile beslenen Çinlilerde de kalp krizlerinden ölüm çok az, fakat Amerika’da yerleşen ve çok yağlı besinlerle beslenen Çinlilerde de ölüm oranı yüksek bulunmuştur. Çok yağ tüketmeyen ve az kalp krizi riski taşıyan bir kimse olabilmek için kilo probleminiz varsa Lida’ yı yeğleyin!

Bütün bu gözlemlerde yenilen yağ fazlalığı ile kan kolesterol düzeyinin yüksekliği damar sertliğinin erkence oluşması ve kalp krizlerinden genç yaşlarda ölümlerin çokluğu daima at başı beraber gitmiştir.

Hangi Yağlar Suçludur?
Afrika’da Kap şehrinde aynı iklim ve çevre şartları altında üç türlü insan yaşamaktadır: 1 Avrupa’lılar. Bunlar bol yağlı ve fazla kalorili beslenmektedirler. 2 Yerli halk: Çok az yağlı ve kalorili besin yemektedirler. 3 Melezler: Ne Avrupa’lılar gibi çok yağlı ve ne de yerli halk gibi çok yağsız besinlerle beslenmektedirler. Orta derecede yağ yemektedirler. Ölüm istatistiklerinin incelenmesinde kalp krizlerinden ölümler Avrupalılarda yüksek, yerli halkta yok denecek kadar az, melezlerde ise orta derecede bulunmuştur. Şu halde kalp krizlerinden fazla ölümlerde yağlı beslenmelerden başka diğer faktörlerden hiç birisinin rolü olmadığı kesinlikle anlaşılmıştır.

Günümüzün önemli bir sağlık sorunu olan kalp krizlerinin çok görülmesinde bugün için tesbit edemediğimiz, belki, başka etkenler de vardır. Fakat fazla yağlı ve kalorili beslenmelerin, kan Kolesterol ve lipitleri düzeyini uzun süre yüksek tutması suretiyle bu suçlulardan bir tanesi olduğu da muhakkaktır.

Yağların suçlu olduğu anlaşıldıktan sonra gerçek suçluyu bulmak için yapılan çalışmalar, kuyruk yağı, yumurta sarısı gibi hayvansal katı yağların kan Kolesterol düzeyini yükselttiği, damar sertliğini erkence oluşturduğu, kan pıhtılaşma süresini kısaltarak tromboz oluşmasına eğilimi artırdığı bu suretle de kalp krizlerinden ölüm oranını yükseltmede suçlu olduğu anlaşılmıştır. Yine tüm bunların önüne geçmek için biz Lida tavsiye ediyoruz. Soya yağı, ayçiçeği yağı, pamuk yağı, mısırözü yağı, susam yağı, haşhaş yağı, hattâ zeytinyağı gibi sıvı bitkisel yağlar ise suçsuz bulunmuştur. Hattâ bu bitkisel yağların kan kolesterol düzeyi üzerinde düşürücü bir etki yaptığı da anlaşılmıştır.