Lida Kapsülle Doğru Karbonhidratlar
Tıpkı yağlar gibi, karbonhidratların da iyisi ve kötüsü vardır. Karbonhidrat seçiminizin LDL kolesterolü düzeyinize önemli bir etkisi olmasa da, trigliserid ve HDL kolesterolü düzeylerinizi epeyce etkileyebilir. Karbonhidratlar sofra şekeri, meyve ve sebzeler, pirinç ve buğday gibi tahıllar dahil çok çeşidi gıdaları kapsar. Hak verirsiniz ki bunlar Lida yanında dozunda tüketilmesi gerekenlerdir. Karbonhidratlar için günlük önerilen alım miktarı günlük kalorinizin yüzde 45-65′i kadardır. Ama, sağlıklı beslenme piramidinin gösterdiği gibi, bu karbonhidratların çoğu tam taneli tahıl ürünlerinden, sebze ve meyvelerden gelmelidir. Yediğiniz karbonhidratların çoğu kötü karbonhidrat olursa (beyaz ekmek, patates, beyaz pirinç ve sağlıklı beslenme piramidinin tepesindeki diğer beyaz nişastalar), kilo alabilir ve kendinizi bazı ciddi riskler altına sokabilirsiniz.
2002′de Journal ofthe American Medical Association ‘da yayımlanan bir yazı, düzinelerce araştırmanın adını vererek, çok miktarda nişastalı gıda yiyen kişilerde, böyle gıdaları orta derecede yiyenlerle kıyaslandığında, obezite, kalp hastalığı ve diyabet riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyordu. 2002′de Journal of the National Cancer Instutite ‘de yayımlanan bir araştırma, fazla kilolu ve hareketsiz olan ve çok miktarda nişastalı gıda yiyen kadınlarda pankreas kanserine yakalanma olasılığının diğer kadınlara göre iki buçuk kat fazla olduğunu ortaya koyuyordu.
Kötü karbonhidratların listesi bir sürpriz olabilir. Neden patates sizin için kötü? Ne de olsa bir bitki bu. Neden tatlılarla aynı kategoride? Neden bunları Lida ile almamamız gerekir ? Bu soruları yanıtlayabilmek için, glisemik yükü dikkate almanız gerekir. Bir porsiyon yiyeceğin sindirim sırasında hangi hızla kan şekerine dönüştüğünü ve kan şekerindeki yükselmenin ne kadar olduğunu gösteren bir ölçüdür bu. Genelde, iyi karbonhidratların glisemik yükü kötü karbonhidratlara göre daha düşüktür. Diyetinizin glisemik yükü diyabet, kalp hastalığı ve olası obezite riskinizi önemli ölçüde etkileyebilir.
Glisemik yükü yüksek olan besinler glisemik yükü düşük olan besinlere göre daha hızlı sindirilir. Çabuk sindirilen besinler problem olabilir, çünkü bunlar kan dolaşımınıza bir anda çok miktarda şeker salar. Kan şekerindeki ani yüksek artış, şekeri kanınızdan temizlemek için insülin fışkırmasına yol açar. Problem, bu hızlı insülin boşalmasının kan şekerinizi daha bir iki saat sonra çok düşük düzeye indirebilmesidir. Kan şekeriniz çok düşük olunca açlık hissedersiniz; kan şekeri bir yemekten kısa süre sonra düşük olursa fazla yemeye yönelir ve olasılıkla kilo alırsınız.
Glisemik yükü yüksek yiyeceklere dayalı uzun süreli bir diyetle ilgili bir başka problem, yıllar geçtikçe vücudunuzun insüline tepki gösterme sisteminin bozulmasıdır. Buna insülin direnci denir. Hücreleriniz insüline daha az tepkili olduğunda, kan dolaşımınızdaki fazla şeker yükü pankreası insülin üretimini artırmaya ve böylece kandaki şekeri hücrelere taşımak için çabalamaya zorlar. Bu da kilo verme ve Lida etkisi namına olumsuzdur. Pankreas uzunca bir süre fazla çalışmaya zorlanırsa yorgun düşebilir ve sonunda insülin üretimini tümüyle durdurur, bu ise insülin eksikliğine ve Tip 2 diyabete yol açar. Şeker hastalığının bu en yaygın biçimi genellikle yaşlılıkta gelişir. İnsülin direnci başka problemlere de yol açar, bunlar arasında sağlıksız kolesterol profilleri, kalp hastalığı ve belki bazı kanserler de vardır.











Leave a Reply