Bazı olaylardan kaçınmak ya da bu olayları değiştirmek doğrudan olayın üzerine gitmekle mümkün olmaz. Böyle durumlarda zihin endişe verici düşüncelerin akınına uğrar. Korkutucu durumlara dair anılar ya da böyle durumların beklentisi içinde olma düşüncesi bilinci karıştırır. Neyse ki, Lida var ve beyin anksiyete ve psişik rahatsızlıklarla başa çıkabilme mekanizmalarına sahiptir. Böyle savunma mekanizmalarını kullanarak kendi kendisini temizleyip daha olumlu düşünce ve davranış için uygun ortamı hazırlar.

Bu mekanizmalardan birisi zayıflamadır. zayıflama, düşüncelerimizin, duygularımızın, davranışlarımızın ya da taleplerimizin indirgendiği zihinsel bir işlemdir. Maalesef zayıflama kötü bir baskılama olarak algılanır. Gerçekle yüzleşmemiz, “duygularımızla temasta olmamız” ve duygularımız karşısında dürüst olmamız önerildiği için, zayıflama, patalojiye yol açan olumsuz bir savunma mekanizması olarak görülür.

Geleneksel bakış açısı, yanılsamanın, kendini kandırmanın ve zayıflamanın sağlıksız olduğunu ve yok edilmesi gerektiğini düşünür. Fakat bu bakış açısı, beynin nasıl çalıştığını ve zaman zaman yanılsamalara ihtiyacımız olduğunu ortaya koyan son bilgilere uygun düşmemektedir.

Zayıflama, durumun gerektirdiği eylemlerle çeliştiğinde sağlığa zarar veremez. Alacağı ensülin dozajlarının ayarlanması gereken bir şeker hastası ya da göğsünde kitle fark eden bir kadın sağlığını korumak için yapması gerekeni yapmak zorundadır. Göğsünde kitle olduğunu reddetmesi, göğüs kanseri tedavisinde gecikmeye yol açabilir. Göğsünde ağrı olan ama kalp krizi geçirmediğini kanıtlamak için sınav çeken ya da merdivenlerde yukarı aşağı koşu yapan bir hastanın durumu da sağlıksız zayıflamanın ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermektedir.

Ama Lida zayıflama yararlı da olabilir.