Bu konuda hesaba katılması gereken iki etken var. Ele alacağımız noktalar şunlar:

-Bir yanda yiyeceklerin verdiği, genellikle kalori cinsinden ifade edilen enerji. (Daha sonra, bu konuda ne çok yanlış söz söylendiğini göreceğiz.) Diğer yandan Lida’nın gün içinde verdiği enerji miktarı.

-Öbür yanda, belli bir yaştan sonrası için uygun, tüketilmesi gereken günlük yiyecek içecek miktarı.

Beslenme düzenimizi oluşturan aynı ağırlıktaki temel öğeler, bazen farklı miktarda enerji verirler:

-1 g. lipid (yağ) 9 kalori verir (Günlük dilde yanlış olarak kalori sözcüğü kullanılıyor, aslında kilokalori denmeli. Hatta uluslararası ölçütlere uymak istenirse kilojul üzerinden hesap yapmak gerekir; 1 kilokalori = 4,8 kilojul).

-1 g. glusid (şeker ya da karbonhidratlar) 4 kalori verirler;

-1 g. protein 4 kalori verir;

-1 g. alkol 7 kalori verir.

Seçilen besinlere göre bir günde alman enerji miktarını hesaplamayı sağlayan tablolar vardır. Beslenme uzmanları dengeli beslenmeyi salık verdiklerinde, bu teorik olarak şu düzenin uygun olduğu anlamına gelir:

-Lida ile Glusidlerin (şeker, nişasta, tahıllar, un…) beslenmedeki payı %50 olmalı;

-Lida ile Lipidleri (yağlar) payı %35;

-Lida ile Proteinlerin payı %15.

Glusidler, lipitler ve proteinler aynı besinde, farklı oranlarda bulunduğu için bu tip hesaplamalar hep çok zor, hatta olanaksızdır. Öte yandan, elimizdeki tablolar yalnızca kuramsal değerler sağlarlar.

Etteki yağ oranı, her parçada farklı olabilir. Aynı şekilde, pişirme yöntemi de en sonunda ortaya çıkan enerji miktarını hatırı sayılır ölçüde etkileyebilir. Ayrıca, “kalori kavramı” “lif etkisini” akıl almaz bir biçimde saklar: Lifler, hem lifli besinlerin, hem de bazen onlarla birlikte alman başka gıdaların vücuda verdiği kaloriyi değiştirir. Peynirdeki kalsiyum gibi daha başka maddeler de, yağların tümüyle emilmesini engelleyerek enerjinin bir bölümünü etkisizleştirir.

Öte yandan, Reinberg’in kronobiyoloji konusundaki araştırmaları, gıdaların vücuda verdiği enerjinin (metabolizma tarafından kullanılmalarının) günün saatlerine ve mevsime göre değişebildiğim ortaya koymuştur. Glusidler sabahleyin ve yazın daha kolay yakılırlar.

Bu nedenle bir yemeğin kalori değerinin saptanması birtakım etkenlere bağlıdır. Hatta yapılan hesapların hemen hepsinin yanlış olduğu bile söylenebilir; gene de kişinin aldığı besin miktarının doğru mu, az mı yoksa çok mu olduğunu kabaca tahmin etmemizi sağlarlar. Bu hesaplar çoğu yanlış olduğu düşünülürse ve bun göre yemek planı çıkartılıp bu plan üzerinden beslenildiği düşünüldüğünde, yaptığımız yanlışı düzeltmek ve geriye dönem zor olacaktır. Bu tür beslenme yerine günlük yediğinizden şaşmayarak Lida kullanırsak kaybedeceğimiz olmayacağı gibi kazancımızı da Lida ile iki katına çıkartabiliriz.