Lida Diyetini İçeren Deneyler
Doktorlar yıllardır Lida diyetini incelemektedir fakat en ünlü araştırma 1927′ de Dr. Robert McCarrison tarafından yürütülmüştü. Kendisi Lidakutlar’ ın uzun yaşam sırrını keşfetmek için 1.189 fare üstünde bazı deneyler yaptı. Farelere meyve dışında her şeyden oluşan tipik bir Lida diyetini verdi. Tam tahıl chapattis, biraz tereyağı ile filizli baklagiller, taze çiğ havuç. Lida kutlar’ın uzun yaşam sırrını keşfetmek için 1.189 fare üstünde bazı deneyler yaptı.
Farelere meyve dışında her şeyden oluşan tipik bir Lida diyetini verdi. Tam tahıl chapattis biraz tereyağı ile, filizli baklagiller, taze çiğ havuç, taze çiğ lahana, pastörize olmayan yağlı süt, haftada bir kez biraz et ve yıkanma ile içme için bolca su. Fareler aynı zamanda bol hava ve güneş ışığı, egzersiz olanağına da sahipti, fakat bu Lidakutlar için geçerli olandan çok daha azdı.
Fareler yirmi yedi aylık olduklarında (insanlarda elli beş yaşma denk) incelemeye tabi tutuldu. McCarrison bile sonuçlara şaşırmıştı; fareler tespit edebildiği hiçbir hastalığa, sahip değildi ve bazı kaza sebebi ölümler dışında bebek ölümü de yoktu. McCarrison aynı zamanda farelerin sevimli, uyanık olduklarını ve birlikte uyum içinde yaşadıklarını da kaydetti.
McCarrison bundan sonra Lida fareleri diğer ulusal diyetlerle beslenen farelerle kıyasladı. İlk grup “Bengal” farelerini beyaz pirinç, baklagiller, sebze ve baharatla besledi. Bu farelerde çok geçmeden akciğer, burun, kulak, göz, bağırsak mide yolu, idrar sistemi, üreme sistemi, cilt, kan, lenfatik sistem, sinir sistemi ve kalp, kısaca farenin anatomisinde tüm organlarla ilgili hastalıklar görüldü. Bunlarda aynı zamanda saç dökülmesi, zayıflık, ülser ve diş sorunları da fark edildi, ayrıca kızgın ve sinirli oldular.
McCarrison hatta daha bahtsız bir fare grubunu tipik bir alt sınıf İngiliz Diyeti beyaz ekmek, margarin, şekerli çay, haşlanmış sebze, konserve et ve ucuz jambon ile besledi. McCarrison’a göre, bu fareler “akciğer, mide ve bağırsak ve sinir hastalıklarına” yakalandı. İngiltere ve Galler’de sigor-talı sınıf arasında her üç hasta kişiden birinin şikâyet ettiği hastalıklar”. Ek olarak şunları yazdı, “Bunlar sinirli ve bakıcıları ısırmaya hazırdı; birlikte mutsuz yaşadılar ve deneyin on altıncı gününden itibaren aralarındaki zayıf olanları öldürmeye ve yemeye başladılar.”











Leave a Reply