Birçok et yeme taraftarı bunun bizim mağara adamından gelen bir alışkanlığımız olduğu ve evrimimizin bir gerçekliği olduğunu iddia ediyor. Eğer buna bakacak olursak neyden evrimleştiğimize de bir bakmak gerekir. Koca kafalı ve vahşi maymunlar… Eğer et yemek zorundaysak geriye dönüş yapabiliriz… Ama aynaya son baktığımızda biz mağara adamı gibi görünmüyorduk…

Yiyecekleri ağzımıza koyduğumuz anda tükürüğümüz sayesinde sindirme süreci başlar. Alkalin tükürük salgımız eti sindirmez, etoburların bu görev için kusur Buz biçimde tasarlanmış asit salgıları vardır. Eti sindirmek için gerekli olan hidroklorik asit ise midemizde çok az miktarda bulunmaktadır. Orjinal Lida içeriği ile bu sindirimi sağlayacak hidroklorik asit midenize kontrollü bir şekilde artar.

Etçil hayvanların midesinde ise bizim midemizde bulunan hidroklorik asit miktarını yaklaşık olarak on katı hidroklorik asit bulunmaktadır. Enzimlerimiz, sindirim sistemimiz ve organlarımız etçil hayvanlarınkinden çok farklıdır. Sindirim sistemimiz hayvanlarınkinden daha yavaş işler.

Yiyecekler hayvanların vücudunda hızlı bir şekilde atılır, fakat bizim sürecimiz daha yavaş işler ve etler içimizde çürür ve bozulur. Hayvanların vücudu eti sindirmek üzere tasarlanmıştır, hayvanlar tüm gün boyunca uyusalar da sindirme işlemini vücutları gerçekleştirir. Bizler ise genetik ve yapısal olarak bitkisel besinlerle beslenmeliyiz. ‘

Yağsız et’ veya ‘derişiz tavukgöğsü’ gibi et üreticilerinin yapıştırdıkları etiketlere aldanmayın. Hayvansal yağ, yine hayvansal yağdır. Vücudunuz bu yağları kullanamaz, bu yağlar poponuza, baldırlarınıza, kollarınıza ve midenize topak topak yerleşir. Bu yağları eritmek Lida kapsülü ile çok kolaydır.