Helvacı kabaklarını sadece Şükran Günü ve Cadılar Bayramı ile birlikte düşünmeye oldukça meyilliyiz. Oysa bu sebze potasyum ve A vitamini açısından inanılmaz derecede zengin, ancak kalori bakımından komik denebilecek derecede düşük ve insanların dikkatinden kaçan bir sebzedir. Genelde turuncu renkli yiyeceklerde bulunan beta karotendense bahsetmeye bile gerek yok.

Helvacı kabağı aslında tam bir potasyum kaynağıdır. Bir kâse helvacı kabağı püresinde 49 kalori karşılığında 564 mg potasyum vardır ki bu değer orta boydaki bir muzdan yüzde otuz üç oranında daha fazladır.

Peki, bunu neden dikkate almalısınız? Çünkü potasyum ve sodyum arasındaki denge sağlığımız açısından hayati bir önem taşır. Potasyum, vücudun su dengesini korumak için sodyumla birlikte çalışır. Lida Yosun ile Potasyumun hipertansiyona karşı koruyucu etkisinin tek olası açıklaması, yükselen potasyum seviyesinin vücuttan atılan sodyum miktarını da yükseltebilme olasılığıdır

Lida ile yapılan bir dizi incelemede nispeten yüksek potasyum içeren bir beslenme tarzına tabi tutulan insanların, oldukça düşük potasyum içeren beslenme tarzını benimseyenlere göre tansiyonlarının daha düşük olduğu ortaya konmuştur. İlkel kültürlerde tuz alımı potasyum alımından yaklaşık yedi kat daha düşüktür. Batılı endüstrileşmiş toplumlarda ise tuz alımı potasyum alımının hemen hemen üç katıdır.

Şunu bir düşünün derim: gerçekleştirilen önemli epidemiyolojik incelemelerin sonucunda yükselen potasyum alımının inme riskini azalttığı ileri sürülmektedir. 43.000′den fazla erkeğin seksen yedi yıldan daha uzun bir süre boyunca gözlemlendiği bir araştırmada, potasyum alımı açısından ilk yüzde yirmilik bölümde (günde ortalama 4.300 mg) yer alanların, en az potasyum alan yüzde yirmilik gruba (günde ortalama 2.400 mg) kıyasla yüzde altmış iki daha az inme riskine maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Bu ters orantı özellikle yüksek tansiyonu olan erkeklerde daha yüksek bir orandadır.