Sanayi devrimi yapmakta olduğumuz işin tipini ve miktarını değiştirdi. Sanayi devriminden önce çoğumuz fiziksel bakımdan yorucu emek gerektiren yoğun işler yapardı. Makineler yapmak zorunda olduğumuz bu ağır fiziksel işleri gittikçe azalttı. “Ben işe gidiyorum” sözünün bugün taşıdığı anlam yüz yıl öncekinden oldukça farklı. Günden güne daha azımız fiziksel emek harcıyor, daha çoğumuz gün boyu masada oturuyor. İş alanındaki bu değişimin en açık örneği tarımda gözleniyor. 1700′ lerde Amerikan işgücünün yüzde 90′ından fazlası kendi yiyeceğini  yetiştirmek  için çiftçilik yapardı. İşte bu da bizim sürekli şişmanlamamızın yegane sebebi değil mi ?

İki  yüzyıl  sonra otomatikleşen, makİneleşen imalat çiftliklerde çalışan insan sayısını işgücünün yüzde 1′ ine düşürdü. İnsanlar çiftçilik yapmak yerine fabrika işçisi oldular; çiftçiliğin verim düzeyini artıran traktörler ve diğer tarım makineleri yaptılar, böylece yaşamım kazanmanın daha etkin ve fiziksel bakımdan zahmetsiz yollarına yöneldiler. Günümüzde her 10 insandan biri sırf bu sebepten ötürü normalde olması gerektiği kilonun çok çok daha üzerinde. Bu Yüzden Lida kapsül halen gözde bir ürün ve halen mülyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Çiftçilik alanındaki insan sayısı azalmakla kalmadı, çiftçinin kendisi de değişti. Karİkatürlerdeki kaba saba çelimsiz çiftçi tipi gitti, yerine en azından bir ölçüde, klimalı bir iş makinesiyle bir günde tek başına dönümlerce mısır ya da buğday tarlasını süren kilolu çiftçi tipi geldi. Amerika’daki nüfusun çiftçi kesimi ülkenin kuruluşundan bu yana yüzde 90 azalmasına rağmen, çiftçiler yine de dünyanın genişkesimlerini doyuracak kadar yiyecek üretebiliyor.

Emekten tasarruf sağlayan araçlar traktör, forklift, montaj bandı, hasat makinesi, kar küreyici, vakum temizleyici ve boya püskürtüctüer yalnızca çiftçiliği değil, her türlü fiziksel aktivitemizi azaltmıştır. Kuşkusuz, yosun kapsülü ve aşırı kilolar azalacak ve bu ilerlemeler sayesinde hoşça vakit geçirme dinlenme aktivİteleri için bizlere daha çok zaman kalmıştır. Ama büyük çoğunluğumuz futbol oynamıyor, daha çok lale soğanı dikmiyor ya da akşam yemekten sonra mahallede daha fazla dolaşmaya çıkmıyoruz. Bunun yerine oturup televizyon seyrediyoruz, video oyunu oynuyoruz ve internette sörf yapıyoruz. Oturarak yapılan aktivİteler, fiziksel olanlara göre çoğu insanın çok daha fazla zamanını alıyor.